#İnternetiTadındaKullan
Kontrolü Elden Bırakma
Hoş geldiniz
İnternet, hem yetişkinlerin hem de çocukların hayatının vazgeçilmezi… Akıllı cihazlarımız internete erişimi kolaylaştırırken çevrimiçi dünya, sonsuz bilgiye ve müzikten videoya zengin içeriklere kolaylıkla ulaşmamızı sağlıyor. Tabii, bu durum teknoloji kullanımında sınırların aşılması riskini, bu da bağımlılığa dek varabilecek senaryoları beraberinde getiriyor. Bu yüzden hem çocuklar hem de yetişkinler için dijital farkındalık yaratmak büyük önem taşıyor.
UZMAN
VİDEOLARI
Çocukların Internet Kullanımında Sınırlar Ve Kurallar Belirlemek
Psk. Dr. Nesteren Gazioğlu
“Paylaşmanın Sorumluluğunu Al”
Ebeveyn Rehberi
Dünyanın önde gelen teknoloji markası Samsung ve TOÇEV - Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı (http://www.tocev.org.tr) iş birliği ile düzenlenen “Paylaşmanın Sorumluluğunu Al” isimli sosyal sorumluluk projesini sizlere tanıtmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Sosyal sorumluluk kapsamında hayata geçirilen bu projenin temel hedefi, çocukların interneti zaman ve içerik açısından etkin kullanmasına dair farkındalık yaratmak ve yetişkinlerin bu konuda sorumluluk almasının önemini vurgulamaktır.

Bilişim teknolojileri sağladığı birçok avantaj ile hayatımızı kolaylaştırıyor. Günümüzde internet, çocukların öğrenmesi, farklılıkları keşfetmesi ve üretmesi açısından birçok imkânı barındırıyor. Faydalarının yanı sıra kimi zaman kullanıma bağlı olarak kimi zaman da uygunsuz içeriklere maruz kalma sonucunda çocuk gelişimini olumsuz etkileyecek yönleri de bulunuyor. Bu noktada, bilişim teknolojileri kullanımına dair ebeveynler ile çocuklar arasındaki farklılığın altını çizmek uygun olacaktır. Bilişim teknolojilerinin aktif kullanıldığı, teknoloji okuryazarı olunan bir dünyaya gözlerini açan çocuklar ile bu teknolojileri yaşamının belirli bir evresinde öğrenen ebeveynler arasında farklılık olması son derece doğaldır. Ancak bu durum ebeveynleri çok hâkim olmadıkları bir alanda kural koyma, model olma ve kullanıma destek olma sorumluluğu ile baş başa bırakmaktadır. Kuşaklararası benzer farklılıklar televizyonun icadı ya da bilgisayarın icadı sonrasında gündeme gelmiş ve uzun yıllar tartışılmıştır. Cihazlar farklılaşsa da doğru ve etkin kullanım kritik bir önem taşıyor.

Özellikle küçük yaştaki çocuklara etkileşim içerisinde olacakları sanal dünyayı tanıtmak, koruyucu ve riskleri önleyici bir adımdır. Ebeveynlerin ve çocukların gündemleri ile bu gündemlere bağlı takip ettikleri içerikler gerçek hayatta da sanal dünyada da farklılıklar gösterebilir. Bu nedenle yetişkinlerin izledikleri haberlere, TV programlarına, filmlere ve dizilere, kısaca yetişkin içeriklerine çocukların erişimi sınırlandırılmalıdır. Çocuklar sosyal ve psikolojik gelişimlerine uygun içerikler ile desteklenmeli ve çocukların eriştiği bilgiler yaşlarına uygun olmalıdır. Günümüzde ebeveynlerin on yıl öncesine oranla çocuklarını internet kullanımı konusunda bilinçlendirmede daha aktif rol üstlendiği gözlemleniyor. Bir yandan, bilinçli kullanımla ilgili bilgilere dikkat ederken görünmez bir başka tehlike daha bulunuyor:
ÇOCUKLARIMIZLA PAYLAŞTIĞIMIZ CİHAZLARIMIZ!
ÇOCUĞUNUZA GÜVENLİ İNTERNET KULLANIMINI ANLATIN.
+
Ebeveynlerin çoğu, çocukları ilk defa sokağa çıkacağı zaman çocuklarını dışarıda karşılaşabilecekleri tehlikelere karşı uyarır. Aşağıdaki cümleler ebeveynlere tanıdık gelecektir.

• Yabancılarla konuşma!

• Birisi sana şeker / yiyecek verirse alma!

• Tanımadığın birisi seni
“Anne /babana götüreceğim.” derse inanma.

• Tanımadığın birinden oyuncak alma.

• Tanımadıklarına ev adresini söyleme
Bu cümlelere daha fazlası eklenebilir. Çocuğunuz ile bu tür bir konuşma yaptığınız günü hatırlıyor musunuz?
Peki, çocuğunuz sanal dünyaya ait cihazları ve teknolojileri kullanmaya başladığı gün onunla nasıl bir konuşma yaptığınızı hatırlıyor musunuz?

Ebeveynler, çocuklarını kendi kendilerine sokağa ilk çıktıkları zaman dış dünyanın risklerine karşı bilgilendirirler, karşılaşabilecekleri olası tehditlere karşı uyarırlar. Bu tür benzer bilgilendirmelerin kuşaklar boyunca yapıldığını görürüz. Ancak günümüzde ebeveynlerin sanal dünyaya geçişte çocuklarını uyarmalarının, kuşaklararası süregelen bir öğreti olmadığını söyleyebiliriz. Doğdukları günden itibaren dijital teknolojilere hâkim olan ve aktif olarak kullanan çocuklar ve gençler “dijital yerliler” olarak adlandırılır (Prensky, 2001). İnterneti belirli bir yaştan sonra kullanmayı öğrenen yetişkinler ise “dijital göçmenler” olarak tanımlanır. Dijital göçmenlerin dijital yerlilere oranla interneti kullanırken zorlanacağı düşünülse de internet teknolojilerini aktif şekilde kullanmaya başlayan dijital göçmenler de dijital bilge olarak tanımlanır.

“Paylaşmanın Sorumluluğunu Al” projesi ebeveynlerin dijital bilgeliklerine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirildi. Proje kapsamında uzmanlar güvenli internet kullanımını yaşlarına göre çocuklara nasıl anlatılabileceğine dair önemli noktaları aşağıda derledi.
ÇOCUĞUNUZ KAÇ YAŞINDA?
Uzmanlar 0-2 yaş grubundaki çocukların internet ve bilişim teknolojilerini kullanmalarını tavsiye etmiyor.

Dünya Sağlık Örgütü iki yaş öncesi dönemde bebeklerin ve küçük çocukların ekran kullanımı, özellikle de pasif ekran kullanımı olmaması gerektiğini vurguluyor. Ekranların birer dijital dadı olarak düşünülüp yemeğini yemesi, sakinleşmesi için çocukların önüne bırakıldığı durumlar yerine, onlara eşlik edecek yetişkinlere ihtiyaçları vardır. Ağladığı zaman onun ihtiyaçlarını fark edecek, duygularını kapsayacak ve ona eşlik edecek bir yetişkinin yerini ekranların tutması mümkün değildir. Bunun yanı sıra araştırmalar da ekran süresinin dil ve ince motor gelişimini olumsuz yönde etkilediğini belirtiyor. Elbette bu noktada her ekran görüldüğünde cihazların ortadan kaldırılmasından da bahsedilmemektedir çünkü cihazlar yaşamın doğal akışının da bir parçasıdır. Hatta uzakta olan ebeveyni, akrabaları ile görüntülü cihazlar üzerinden bir yetişkin eşliğinde gerçekleştirilen kısa süreli görüşmelerde ekran kaliteli zamana aracılık etmektedir. Altının çizilmesi gereken nokta, bebeklerin ve ufak çocukların iki yaşa kadar mümkün olduğu kadar ekran karşısında pasif izleyici olarak bırakılmaması ve iletişim ya da eğitim içerikli kullanım mecburi ise yetişkin eşliğinde kullanılmasıdır. Bebeklerin ve küçük yaştaki çocukların ebeveynleri ile gerçek yaşam etkileşimine, rol model olunan deneyimlere ihtiyaçları vardır. Çocuklar hayatta neleri, nasıl yapacaklarını öğrenirken yakından gözlemledikleri örnek ebeveynleridir. Ebeveynlerin yemek sırasında, iç ve dış mekan aktivitelerinde, çocukları ile oyun oynarken ekran kullanımlarını gözden geçirmeleri ve özellikle çocukları ile iletişim kurarken ya da oyun oynarken dikkatlerini bebeklerine/çocuklarına vermeleri önemlidir. Uzmanlar, bu yaş grubundaki çocukların ekran önünde bırakılması ya da ekranın paylaşılması yerine, onlara kitap okunmasını, şarkı söylenmesini, fiziksel bir oyun ya da aktiviteye dâhil edilmesini, doğada dolaşmaya çıkartılmasını ve aile ile kaliteli zaman geçirilmesini önermektedir.
Uzmanlar 3-6 yaş grubundaki çocukların internet ve bilişim teknolojilerini sınırlı ve ebeveyn gözetiminde kullanmalarının önemini belirtiyor.

• Çocuğun tüm online aktiviteleri bir yetişkin gözetiminde olmalıdır.

• Çocuk, yetişkinlerin kullandığı cihazlardan internete erişim sağlıyorsa, cihazı çocuğa vermeden önce son online aktivitelerinize yönelik reklam çıkabilme ihtimali olduğunu unutmayın. Cihazınızın ayarlarını kontrol edin.

• Aniden belirebilecek yüksek sesler de çocukları korkutabilir.

• Çocukların kullanacağı cihazlarda virüs koruması, ebeveyn koruması ve güvenlik duvarının aktif olduğunu kontrol edin.

• Ekran üzerinden öğrenme sürecinde de ebeveynin çocuğu ile eş zamanlı etkileşim içerisinde olması gelişimi destekler. Ekranın karşısında tek başına bırakmak yerine, ekranda duyduklarını gördüklerini tekrar ederek, yorumlayarak ya da ona sorular sorarak eşlik edin.

• Her geçen gün yeni uygulama ve oyun sayısı hızla artmaktadır. Uygulamayı ya da oyunu önden araştırın ve seçici olun.

• Araştırma bulguları, gelişim sürecinde ekran kullanım süresi arttıkça sağlıklı beslenme ve uyku oranının azaldığını gösteriyor.

• Çocuğunuz talep etmedikçe onu ekrana yönlendirmek zorunda değilsiniz. Çocuğunuz ağladığında, yemeğini yemediğinde, uyumak istemediğinde ekranı sunmak yerine çocuğunuzu sakinleştirmenin başka yollarını araştırabilirsiniz. Çocuğunuzu ve kendinizi en iyi siz tanırsınız. Onu sakinleştirmek için onun ihtiyaçları kadar sizinkiler de son derece önemlidir. Çözemediğiniz sizi gerilime sürükleyen bir problem varsa önce bu problemin çözümünü de araştırın. Çocuğunuzu sakinleştirmek için sınırsız yöntem mevcuttur, bunlardan bazıları şu şekilde sayılabilir: Şarkı söylemek, sakin ve net ses tonu ile konuşmak, sarılmak, alternatif sevilen bir aktiviteye yönelmek, doğaya çıkmak, yürüyüş yapmak, oyun oynamak.

• Belirlenen kullanım sürelerinde tutarlığı sağlayın. Eğer zorlanıyorsanız kendinize şu soruyu sorun: ”Çocuğumla ilişkimde sadece teknolojide sınır koymakta mı zorlanıyorum? Başka alanlarda da sınır koymakta zorlanıyor muyum?” Yanıtınız evet ise bu konuda kendinizi nasıl geliştirebileceğinize odaklanabilirsiniz.

• Bu yaş grubundaki çocukların oynadıkları oyunların içerikleri ebeveynleri tarafından gözden geçirilmelidir. İçerisinde reklam çıkan oyunların reklamlarının içerik uygunluğu takip edilmelidir.

• Çocuğa model olarak, birlikte oynayarak reklamlar çıktığında ne yapması gerektiği uygulamalı olarak gösterilmek gerekiyor. Böylece çocuk reklam ya da yönlendirme linki çıktığı zaman tıklamaması gerektiğini ya da yetişkinden yardım alması gerektiğini öğrenecektir.
Uzmanlar 7-10 yaş grubundaki çocukların internet ve bilişim teknolojilerini sınırlı ve ebeveyn gözetiminde kullanmalarının önemini belirtiyor.

• Çocuğa internet ortamında paylaşmaması gereken bilgiler net olarak anlatılmalı.

• Çocuğunuzdan bilgi talep eden, onu hoşlanmadığı içeriklere yönlendiren bir durum ile baş başa kaldığında ne yapması gerektiğini öğretin. Yapılması gerekenler:

       • Yetişkine hemen haber vermek

       • Yetişkin yok ise ekranı / programı kapatma yöntemlerini öğretmek

• İnternetteki tehdit ve tehlikeleri anlatırken ılımlı bir ton kullanılmalı aksi takdirde çocuğunuz olumsuz bir duruma maruz kaldığında kızacağınızdan endişe edeceği için paylaşmamayı tercih edebilir. Sanal yırtıcıların en sık kullandığı yöntemler arasında ebeveynine söylemekle tehdit etmek ya da ebeveynlerine zarar vermekle tehdit etmek yer alıyor. Her ne olursa olsun sizinle paylaşabileceğine dair ilişkisel güven ortamını yaratın.

• Çocuğunuz yetişkinlerin kullandığı cihazlardan internete erişim sağlıyorsa, cihazı çocuğunuza vermeden önce sizin son online aktivitelerine yönelik reklam çıkabilme ihtimalini bilmeniz gerekiyor.

• Çocukların kullanacağı cihazlarda virüs koruma, ebeveyn koruması ve güvenlik duvarının aktif olup olmadığını kontrol edin.

• Bu yaş grubunda yetişkinin tüm online aktivite boyunca çocuğun yanında olması gerekmese de ulaşılabilecek bir mesafede olması önerilir.

• Cihazlara indirilecek programlarda ebeveynlerin izninin alınmasının önemi çocukla paylaşılmalıdır.

• Bu yaş grubundaki çocukların oynadıkları oyunların içerikleri ebeveynleri tarafından gözden geçirilmelidir. İçerisinde reklam çıkan oyunların reklamlarının içerik uygunluğu takip edilmelidir.

• Çevirim dışı aile aktiviteleri için ebeveynler yol gösterici ve motive edici rol üstlenebilir.
Uzmanlar 11-14 yaş grubundaki gençlerin güvenli internet ve bilişim teknolojilerini kullanmalarının önemini belirtiyor.

• Çocukların kullanacağı cihazlarda virüs koruma ve güvenlik duvarının aktif olup olmadığını kontrol edin.

• Ergenlik dönemindeki bireylere internet ortamında karşılaşılabilecek riskler aktarılırken ebeveynlerin bir genç ile konuştuğunu hatırlaması faydalı olacaktır. Direktif konuşmalar ergenlik dönemindeki otoriteye karşı gelme, kimlik arayışı süreçlerinin de etkisi ile tam aksi yönde etki gösterebilir.

• Gencin öz denetim gücünü destekleyici konuşmaların yanı sıra desteğe ihtiyaç duyduğunda hazır olduğunuzu belirten cümleler de kullanılabilir.

• Ebeveynler iz sürerek, gizli gizli değil; sohbet ederek gençlerin bilişim teknolojilerini kullanarak neler yaptığını, hangi uygulamaları kullandığı konusunda bilgi sahibi olmalıdır.

• İnternetteki tehdit ve tehlikeleri anlatırken ılımlı bir ton kullanılmalıdır aksi takdirde çocuğunuz olumsuz bir duruma maruz kaldığında kızacağınızdan endişe edeceği için paylaşmamayı tercih edebilir. Sanal yırtıcıların en sık kullandığı yöntemler arasında ebeveynine söylemekle tehdit etmek ya da ebeveynlerine zarar vermekle tehdit etmek yer alıyor. Her ne olursa olsun sizinle paylaşabileceğine dair ilişkisel güven ortamını yaratın.

• Cihazlara indirilecek programlarda ebeveynlerin izninin alınmasının önemi paylaşılmalıdır.

• Sanal dünyanın riskleri üzerine ailece konuşulmalı ve risklere karşı nasıl önlemler alınacağına dair uzlaşılmalı.
GÜVENLİ İNTERNET KULLANIMI İÇİN KONTROL EDİLMESİ GEREKENLER NELER?
+
Küçük bir çocuğun eline kullanmayı öğretmeden çatalı verirseniz, avucunun içerisinde sımsıkı tutup sağa sola sallayabilir ya da fırlatıp atabilir. Çatalı nasıl kullanacağını bilmemesinden kaynaklanan bu davranışları kendisine ya da çevresine zarar verebilir. Küçük bir çocuğun eline kullanmayı öğretmeden interneti verirseniz ne olur?

Bilişim teknolojilerinin kullanım süreçlerinde ebeveynlerin dikkat etmesi gereken önemli noktaları aşağıda bulabilirsiniz.
• Çocuğumla güvenli internet kullanımı üzerine konuştum.

• Çocuğuma internette hoşuna gitmeyen, riskli bir durumla karşılaşırsa benimle konuşmasını söyledim.

• Çocuğuma internet ortamında birisi ondan bir bilgiyi ailesinden gizlemesini isterse ya da ailesine söylemekle tehdit ederse gelip benimle konuşmasını söyledim.

• Çocuğumun internete eriştiği cihazlarda güvenlik kalkanı (firewall) var ve en son güncellemesi yüklü.

• Çocuğumun internete eriştiği cihazlarda virüs koruma programı var ve en son güncellemesi yüklü.

• Çocuğumun kullandığı cihazlarda ebeveyn kontrolleri açık.

• Çocuğuma bilmediği kaynaklardan dosya indirmemesi ve e-maillerde ekli gelen dosyaları indirirken nelere dikkat etmesi gerektiğini anlattım.

• Çocuğuma hesapların ve internet erişim şifrelerinin arkadaşı bile olsa 3. kişiler ile paylaşılmasının risklerini anlattım.

• Çocuğumu problematik internet kullanımı ve internet bağımlılığı hakkında bilgilendirdim.

• İnternette yabancılarla konuşmaması gerektiğini ve kimseye ismini, evinin adresini, okul bilgilerini vermemesi gerektiğini söyledim.

• Çocuğuma bilişim teknolojilerini kullanma noktasında model oluyorum.
RİSKLER
+
Problematik İnternet Kullanımı ve İnternet Bağımlılığı
İnternet ve bilişim teknolojilerinin kullanımında tanımlanan risklerden birisi de kullanıcının zamanını, enerjisini ve ekonomik kaynaklarını yönetmekte problem yaşamasıdır. Bu problemlere problematik internet kullanımı ya da internet bağımlılığı da eşlik edebilir. Yapılan bir araştırmada sekiz sorudan dördüne evet yanıtını veren katılımcıların problematik internet kullanımı sinyalleri verdiğini belirtmiştir. Söz konusu kriterler günümüzde de geçerliliğini korumakla birlikte ortaya çıkan yeni gelişmeler de dikkate alınarak güncelleştirilmeye ve araştırılmaya devam etmektedir.
1. İnternet ile fazla meşgul olur musunuz? (önceki aktivitenizi düşünür müsünüz ya da bir sonraki oturumunuzu bekler misiniz)

2. Tatmine ulaşmak için internet kullanım sürenizin arttığını hissediyor musunuz?

3. İnternet kullanımınızı kontrol etmeye, kısıtlamaya ya da durdurmaya yönelik başarısız tekrarlayan çabalarınız oldu mu?

4. İnternet kullanımınızı sınırlandırdığınızda ya da durdurduğunuzda yerinizde duramadığınızı, sinirli ya da depresif hissettiğiniz oluyor mu?

5. Hedeflediğinizden daha uzun saatler çevrim içi kalır mısınız?

6. İnternet yüzünden önemli bir ilişkinizi, iş, eğitim ya da kariyer fırsatını tehlikeye attınız mı ya da onları kaybetme riskini aldınız mı?

7. İnternet ile meşguliyetinizin boyutunu gizlemek için aile bireylerinize, terapistinize ya da diğer insanlara hiç yalan söylediniz mi?

8. İnterneti problemlerinizden kaçmanın ya da hoşa gitmeyen duygu durumunuzu (acziyet hissi, suçluluk, kaygı, depresyon) rahatlatmanın bir yolu olarak mı kullanıyorsunuz?

Yukarıdaki sorulara verilen cevaplar üzerinden bireyin internet kullanım süresindeki artış, azaltma, bırakamama, yoksunluk belirtileri, sosyal ilişkileri, online olma çabası, zihinsel meşguliyeti, işlevselliğinin bozulması ve duygulanımı gibi konular incelenebiliyor. Bu sorulara dört ve üzeri “evet” yanıtını veren internet kullanıcılarının problematik internet kullanıcıları olabileceği belirtiliyor.
Gerçek dünyada ebeveynler çocuklarının kimler ile arkadaş olduğunu bilir. Bu bilgi çocuklarının nerede olduğunu, kimlerle olduğu bilgisinin yanı sıra olası herhangi bir tehlikeli durumu öngörmek ve çocuğun korunması açısından da önemlidir. Benzer bir durum sanal dünya için de geçerlidir. Çocuklarınız sanal dünyada kimlerle arkadaş oluyor, kimlerle karşılaşıyor?

İnternet ortamı; istismar, çocuk kaçırma, taciz amaçları ile çocukların peşinde olan sanal yırtıcılara da çocuklara erişim için bir zemin sağlıyor. Sanal yırtıcılar; online oyunlar ve sosyal medya aracılığı ile çocuklara erişerek kendi amaçları doğrultusunda çocukları kandırabiliyorlar.
Ev içerisindeki ekranların günümüz oyuncaklarının yerini alıp almadığına dair tartışmalar gündemde yerini korurken ele alınması gereken bir diğer konu ise evdeki ekranların çocukları oyalamak için dadı olarak kullanılmasıdır. İçerisinde bulunduğumuz dönemde çocukların ve yetişkinlerin teknoloji okuryazarı olması kaçınılmaz bir gerçektir. Kritik soru teknolojinin nasıl, ne kadar süre ile ve hangi amaç ile kullanıldığıdır.
Lev Vygotsky, sosyokültürel ve bilişsel gelişim kuramında, bireyin içerisinde bulunduğu kültür ve çevre ile etkileşiminin gelişimine etkisini vurguluyor. Kültürel ve çevresel olarak değişen stratejiler çocuğun gelişimini destekler. Örneğin, bir toplulukta saymayı öğrenirken fasulyeler kullanılırken başka bir toplulukta tabletten uygulama kullanılabilir. Vygosky’nin kuramında vurguladığı kritik nokta ise çocuğun kendisinden daha fazla donanıma sahip bir akranı ya da yetişkin ile öğrenme sürecinde etkileşime girmesidir. Buradan hareketle, çocuğun bilgiye erişimi etkileşimden ve çevresindeki araçlardan doğar ancak ekranın karşısına kendi kendine bırakılmış bir çocuk tek yönlü iletişim ile baş başa bırakılmıştır. Örneğin, kelimeleri yeni yeni kullanmaya başlayan bir çocuk düşünelim. Bu çocuk, ekrana yönelip ekranda gördüğü topu “at” dediğinde ekranın onu duyması ve geri bildirim vermesi imkansızdır. Aynı durum başka bireylerin olduğu bir ortamda gerçekleşirse çocuk geri bildirim alır, sözcüğü hava gönderilmiş boş bir kelime olmaktan çıkar ve kelimeyi tekrar kullanması teşvik edilir. Ekran karşısında saatlerce kendi kendine bırakılan çocuk ise bir süre sonra tepkilerine, seslerine ekrandan yanıt gelmediğini fark ettiğinde ekrana yönelik tepkilerini azaltır.
DİJİTAL BİLGELİK SÖZLÜĞÜ
+
Bu sözlük ebeveynlerin sanal dünyada kullanılan terimleri tanıması ve dijital bilgeliklerine katkı sağlaması amacı ile oluşturulmuştur.
İnternet: İngilizce inter connected network kelimesinden gelmektedir, ağların ağı

Sanal yırtıcı: İnternet ortamında kimlik bilgilerini gizleyerek, seçtiği kişileri kötü niyetli amaçları doğrultusunda yönlendiren, zarar veren kişi.

İnternet bağımlısı: İnterneti aşırı kullanma isteğinin önüne geçemeyen ve internetten yoksun kalındığında gergin davranışlar gösteren kişi.

Sosyal medya: Kişilerin İnternet üzerinde birbirleriyle yaptığı diyalog ve paylaşımların bütünüdür.

Dijital yerli: Dijital teknolojilere hâkim olan ve aktif olarak kullanan bireyler.

Dijital göçmen: İnternet ve bilişim teknolojilerini belirli bir yaştan sonra kullanan bireyler.

Dijital bilge: Dijital yerliler ve dijital teknolojiyi aktif bir şekilde kullanan dijital göçmenlerin tümü. Sanal zorbalık: Başka bir kişiyi taciz ya da tehdit etmek, utandırmak veya hedef almak için teknolojik platformların kullanımıdır.

Trojan atı: Zararlı kod içeren yazılım demektir. Faydalı bir program gibi gözüküp çalıştırıldığında cihaza zarar verdiğinden truva atı olarak da adlandırılır.

Virüs: Kullanıcı izni ya da bilgisi dahilinde olmadan bilgisayarın çalışma şeklini değiştiren kötü amaçlı yazılımlardır.

Cache: Veri saklayan hafıza, önbellek. İnternet üzerinden yapılan aramaların bir süreliğine cihazın belleğinde depolanması anlamına gelir.

Temporary files: Geçici olarak dosyaların kaydedildiği, aynı zamanda gereksiz dosyaların da depolandığı bir klasördür.

Güvenlik duvarı: Ağ trafiğini kontrol ederek belirli filtrelerden geçirerek zararlı eylemleri durduran güvenlik mekanizmasıdır.

Ekran süresi: Elektronik cihazın ne kadar aktif kullanıldığını gösteren zaman.

Güvenlik tehdidi: Kişisel veri ya da bilgilerin kötü amaçlı yazılımlarla üçüncü şahısların eline geçme riski.

Hacker: Elektronik cihazlara veya ağlara izinsiz olarak giren kişi.

Malware: Bilgisayar ve mobil cihazlara zarar vermek amacıyla hazırlanan kötü yazılımlardır. Virüs, solucan, trojan atı, backdoor, adware gibi kötü yazılımların hepsi malware grubunun içerisine girer.

Ebeveyn kontrolleri: Ebeveynlerin çocukların internet kullanımlarını kontrol etmesini sağlayan araçlardır. Ebeveyn kontrolü ya da denetimi web sitesi/içerik filtreleme, izleme ve ekran zamanını yönetme gibi farklı şekillerde olabilir.

FAYDALANILAN KAYNAKLAR
• Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu. (Haziran, 2019). İnternet kullanımında çocuk ve aile ilişkisi. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu.
https://internet.btk.gov.tr/internet-kullaniminda-cocuk-ve-aile-iliskisi

• Dombrowski, S. C., LeMasney, J. W., Ahia, C. E., & Dickson, S. A. (2004). Protecting children from online sexual predators: Technological, psychoeducational, and legal considerations. Professional Psychology: Research and Practice, 35(1), 65–73.

• Medaris, M., & Girouard, C. (2002). Protecting children in cyberspace: The ICAC task force program (OJJDP Juvenile Justice Bulletin). Washington, DC: U.S. Department of Justice.

• Prensky, M. (2001). Digital natives, digital immigrants part 1. On the horizon, 9(5), 1-6.

• Prensky, M. (2009). H. Sapiens digital: From digital immigrants and digital natives to digital wisdom. Innovate: Journal of Online Education, 5(3).

• Royal College of Paediatrics and Child Health. (Haziran, 2019). The health impacts of screen time: A guide for clinicians and parents.
https://www.rcpch.ac.uk/sites/default/files/2018-12/rcpch_screen_time_guide_-_final.pdf

• Santrock, J. W. (2011). Child development. New York: McGraw-Hills, 25.

• Young, K. S. (1996a). Addictive use of the Internet: A case that breaks the stereotype. Psychological Reports, 79, 899- 902.

• Young, K. S. (1996b). Internet addiction: The emergence of a new clinical disorder. Poster presented at the 104th Annual Convention of the American Psychological Association in Toronto, Canada, August.

• Young, K. S. (1998). Internet addiction: The emergence of a new clinical disorder. CyberPsychology Behavior, 1:237–244.